İran, ABD Silahlarına Tersine Mühendislik Uyguluyor

İran, ABD yapımı silahlar üzerinde “tersine mühendislik” çalışmalarına başladığını duyurdu. İran devletine ait Press TV’nin haberine göre, Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı birimler, Hürmüzgan eyaletinde patlamamış halde bulunan ABD yapımı füzeleri ve çok sayıda küçük çaplı bombayı ele geçirdi. İmam Seccad Kolordusu, 15’ten fazla ağır ABD füzesinin etkisiz hale getirildiğini ve bu mühimmatların detaylı inceleme için araştırma ve teknik birimlere aktarıldığını belirtti. Ayrıca, kuzeybatıdaki Zencan merkezli Ensar el-Mehdi Kolordusu, eyalet genelinde 9 bin 500’den fazla küçük çaplı bombanın toplandığını duyurdu. Haberde, GBU-57 tipi sığınak delici bombanın da başarıyla söküldüğü ve inceleme için ilgili makamlara teslim edildiği bilgisi yer aldı.

Çatışmanın doğası ise değişiyor; uzmanlar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin askeri temastan daha karmaşık bir boyuta geçtiğini, askeri teknoloji, mühimmat stoklarının erimesi ve bölgedeki caydırıcılık dengesinin yeniden inşası gibi konulara odaklandığını belirtiyor. İngiliz “i newspaper” gazetesine göre, İran’ın ele geçirdiği ABD ve İsrail silahlarını analiz ederek teknolojik sırları çözme potansiyeli endişe yaratıyor. Tahran’ın şu anda özellikle Tomahawk füzeleri, Reaper insansız hava araçları, JASSM füzeleri ve GBU-57 sığınak delici bombalar üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.

Ayrıca, İran’ın bu süreçte Rusya ve Çin’den teknik destek alma ihtimali, güdümlü sistemler, sinyal karıştırma ve gizlilik teknolojileriyle ilgili bilgilerin açığa çıkma riskini artırıyor.

The Guardian’da bir analiz yazan savunma ve güvenlik uzmanı Dan Sabbagh, ABD’nin askeri eylemlerinin İran’ın kapasitesini sınırlama amacına ulaşamadığını savundu. İstihbarat verilerine dayanan değerlendirmede, yoğun hava saldırılarının İran cephaneliğinin sadece bir kısmını yok edebildiği, füze ve insansız hava aracı stokunun yaklaşık yarısının hâlâ aktif olduğu belirtildi. Profesör Fawaz Gerges, Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri stratejisini bir “stratejik hata” olarak nitelendirerek, Tahran’ın bu durumdan özgüveni artmış bir şekilde çıktığını ifade etti. İran, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep gibi kritik enerji geçiş noktalarını tehdit edebilme kapasitesini kanıtlayarak, nükleer programının ötesinde bir avantaj elde etmiş durumda.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı ve 3 binden fazla kişinin yaşamını yitirmesine sebep olan saldırıların ardından, 8 Nisan’da Pakistan’ın aracılığıyla geçici bir ateşkes ilan edildi. Taraflar, savaşı tamamen sona erdirecek kalıcı bir anlaşma umuduyla ateşkes süresini uzatmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir