29 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından yapılan bir habere göre, yaklaşık 100 bilim insanının katkısıyla oluşturulan raporda Avrupa’nın, dünyanın en hızlı ısınan bölgesi olma özelliğini sürdürdüğü belirtiliyor. Rapor, Avrupa’nın en az yüzde 95’inde yıllık sıcaklıkların ortalamanın üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor ve kıtadaki tüm buzul bölgelerinde önemli kütle kayıplarının yaşandığını vurguluyor. İzlanda’da, kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en büyük ikinci buzul kaybının yaşandığı ifade edilirken, Grönland Buz Tabakası’nın 139 milyar ton buz kaybettiği, bu miktarın Avrupa Alpleri’ndeki tüm buzulların hacminin yaklaşık 1,5 katına eşit olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa’daki kar örtüsünün mevsim sonu itibarıyla hem alan hem de kütle bakımından kayıtlardaki en düşük üçüncü seviyesi ile karşılaştığı bildiriliyor.
Raporda, Avrupa denizlerinde de sıcaklık rekorlarının kırıldığı ve bölgedeki yıllık deniz yüzeyi sıcaklığının en yüksek seviyeye ulaştığı kaydediliyor. Avrupa genelindeki nehirlerin yüzde 70’inin akışının ortalamanın altında kaldığına dikkat çekilirken, 2025’in toprak nemi açısından 1992 yılından bu yana en kurak üç yıldan biri olduğu ifade ediliyor. Sıcak ve kurak hava koşullarının orman yangınlarını artırarak yaklaşık 1 milyon 34 bin hektar alanın yanmasına neden olduğu ve bu durumun şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviye olduğu vurgulanıyor. Yangın nedeniyle oluşan emisyonların Avrupa’da rekor kırdığı ve toplam emisyonun yaklaşık yarısının İspanya kaynaklı olduğu belirtiliyor.
Rapor, “Avrupa’daki hızlı ısınma, kar ve buz örtüsünü azaltırken, tehlikeli derecede yüksek hava sıcaklıkları, kuraklık, sıcak dalgaları ve rekor düzeydeki okyanus sıcaklıkları, Kuzey Kutbu’ndan Akdeniz’e kadar uzanan bölgelerde etkili olmaktadır. Avrupa, dünyanın birçok bölgesi ile birlikte, karada ve denizde rekor düzeydeki sıcak dalgalarından, yıkıcı orman yangınlarına ve devam eden biyolojik çeşitlilik kaybına kadar artan olumsuz etkilere maruz kalmakta ve bu durum, Avrupa genelindeki toplumlar ve ekosistemler üzerinde önemli sonuçlar doğurmaktadır.” ifadelerine yer veriyor.