Türkiye’de Barınma Sorunu ve Mahkemelerdeki Anlaşmazlık
Son yıllarda Türkiye’de ekonomik kriz derinleşirken, büyük şehirlerde barınma sorunu da artmaya başladı. Bu durum, ev sahipleri ile kiracılar arasında büyük anlaşmazlıklara yol açıyor ve mahkemeler bu tür dosyalarla dolup taşıyor.
Bazı anlaşmazlıklar arabuluculuk ile çözülse de, mahkemelerdeki davalara yoğun bir ilgi var. Esasen, kiracı lehine alınan kararların arttığı gözlemleniyor. Artık “Almanya’dan kızım/oğlum gelecek” bahanesiyle kiracılarını evden çıkaramayan ev sahipleri, barınma krizi nedeniyle kiracıların haklarına dayanarak evlerinden çıkmalarını reddeden bir durumla karşı karşıya kalıyorlar.
Evin satılması sonucu kiracının tahliye talebi ile dava açılması da oldukça sık görülen bir durum. Yargıtay’ın yerel mahkemenin kararını bozması ise bu tür dosyalarda sıkça karşılaşılan bir durum.
Evin Satışı Sonrası Kiracının Tahliyesi
Bir kişinin 10 yılı aşkın süredir kiracı olduğu evin 2018 yılında satılması üzerine, evi satın alan kişi “oğlunun konut ihtiyacı” nedeniyle kiracının tahliyesini istedi. Ancak, kiracı ev sahibinin konut ihtiyacının samimi olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etti. Yerel mahkeme ilk aşamada kiracıdan yana karar verdi.
Ev sahibinin temyize gitmesi ve Yargıtay’ın kararı incelemesi sonucunda ise Yargıtay, yerel mahkemenin hatalı karar verdiğini belirterek ev sahibini haklı buldu ve kararın kanun yararına bozulmasına oybirliğiyle karar verdi.