Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi, Sanayi ve Teknoloji Komisyonunda

Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi, Sanayi ve Teknoloji Komisyonunda

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Nükleer Düzenleme Kanun Teklifi’ne ilişkin, “Zamanlama açısından böyle bir dönemde bu kanun teklifinin gelmesi aslında bir fırsattır, aynı zamanda milli güvenlik ve beka meselesidir. Akkuyu Nükleer Santrali’nin millileştirilmesi gerektiğini parti olarak düşünmekteyiz.” dedi.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, Nükleer Düzenleme Kanun Teklifi’nin görüşmeleri devam ediyor.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, gelecek yıllarda dünyada enerji alanında bir hakimiyet mücadelesine şahit olunacağını belirterek, nükleer tesislerle ilgili bir düzenleme yapılmasının elzem olduğunu söyledi.

Türkiye’nin enerjide dışa, Rusya’ya bağımlı olduğunu iddia eden Öztürk, ileride oluşabilecek en ufak krizde bile büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kalınabileceğini ileri sürdü.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra ülkelerin çeşitli yaptırımlar uyguladığını ifade eden Öztürk, “Bu doğrultuda bizim verebileceğimiz en güzel, en büyük cevabın Akkuyu Nükleer Santrali’nin millileştirilmesi olacağını düşünüyoruz. Zamanlama açısından böyle bir dönemde bu kanun teklifinin gelmesi aslında bir fırsattır, aynı zamanda milli güvenlik ve beka meselesidir. Bu konunun da gündeme getirilmesi Akkuyu Nükleer Santrali’nin millileştirilmesi gerektiğini parti olarak düşünmekteyiz.” diye konuştu.

CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, enerjide Rusya’ya “göbekten” bağlanıldığını ileri sürerek, nükleer santralin yap-işlet-devret modeliyle değil yap-sahip ol-işlet esasıyla Ruslara verildiğini iddia etti.

Tesisin Türkiye’ye devrolmayacağını öne süren Tarhan, “Tüm sistemi Rusya yapacak, sahibi olacak ve de işletecek. Biz bu işin neresindeyiz? Ruslardan başka kimse tam olarak sistemi veya güvenlik önlemlerini bilmiyor çünkü Ruslar, tesisleri de kendi toprağı gibi kabul etmiş. Bu yönüyle Akkuyu’yu egemen bir devletin sınırları içinde olup da bir başka devlete ait olan ve o devlet tarafından işletilen ilk ve tek NES olma özelliğini taşıyor.” dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının ortasında bu teklifin görüşülmesinin hata olduğunu savunan Tarhan, kanun teklifinin STK’lerin ve uzmanların görüşleri alınmadan, kendilerine de yeterli süre tanınmadan görüşülmeye başlandığını ileri sürdü.

Tarhan, kanun teklifini “baştan sakat” olarak tanımlayarak, bir düzenleyici kurumun kanunda olması gereken tüm ana özelliklerinin kanunun başında belirlenmesi gerekirken buna uyulmadığını, daha önce KHK’da yer verilen teşkilat yapısı, kadro sayısı, özlük hakları gibi hususların da teklif metninden çıkarıldığını öne sürdü.

Teklifin yetersiz olduğunu iddia ederek eleştirilerde bulunan Tarhan, parti olarak nükleer ve kimyasal silahların bölgede ve dünyada yayılmasını önlemek için etkin mücadele vereceklerini ifade etti. Tarhan, “Bugünümüz ve geleceğimiz için en temiz, en çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ülkemize, milletimize en iyi ve en uygun koşullarda enerjiyi sağlayacağız.” dedi.

“Rusya inşaata devam edemeyebilir”

İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ruslarla yapılan nükleer enerji santrali anlaşmasına göre teknoloji transferi bulunmadığını, bunun da çok büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.

Altıntaş, Türkiye’nin bu konuda teknolojik bilgisi olmadığını, transfer konusuna da eğilmediğini öne sürdü.

Siyasi yönüyle bakılacak olursa, yasa teklifinin bir hafta öncesine kadar önemli olduğunu ancak bugün o önemi kaybettiğini ileri süren Altıntaş, “Çünkü bugün Rusya inşaata devam edebilecek mi? Ben çok sıkıntılı görüyorum.” diye konuştu.

Türkiye’nin nükleer teknolojiye sahip olması için bir hafta öncesine göre çok daha fazla zorluk çıkacağını dile getiren Altıntaş, “Çevreciler açısından olumlu bir tarafı da olabilir, ona bir şey diyemem ama ben nükleer teknolojinin Türkiye’nin öğrenmesi gereken bir teknoloji olduğunu düşünüyorum; buna sahip çıkmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, enerjiye ihtiyaç duyan dünyanın yok olmaya doğru gitmesi anlamına geldiğini ileri sürdü.

Çepni, yenilenebilir enerjiyi kendilerinin de savunduğunu ancak bunun kamusal olması, özelleştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de iletim-dağıtım hatlarının iyileştirilmesiyle Akkuyu Nükleer Santrali’nin üreteceği elektriğin 4-5 katı elektrik elde edilebileceğini iddia eden Çepni, Atatürk ve Keban barajlarının yüzde 30-35 kapasiteyle çalışabildiğini, bu kapasite yüzde 50-60’a çıkarıldığında başka projelere ihtiyaç duyulmamasını sağlayacağını öne sürdü.

Kompakt ampul kullanımıyla bile Akkuyu’da üretilecek olandan fazla elektrik elde edilebileceğini ileri süren Çepni, doğadan, halktan yana bir enerji politikası uygulanmak istendiğinde çözümün de mümkün olduğunu belirtti.

Çepni, Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı olmadığını, ihtiyaçtan fazla üretim olduğunu savunarak, “Türkiye’de enerjiye ihtiyaç var’ edebiyatı kocaman bir yalandır.” dedi.

Nükleer santralin neden olacağı tahribatların telafisinin mümkün olmadığını öne süren Çepni, hazırlanan kanun teklifine “evet” diyecek olanların bir suça ortak olacağını iddia etti.

AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, nükleer enerji santrallerinin diğer santrallere göre daha fazla enerji üretebileceğini belirterek, Akkuyu’da yapımı devam eden santralin hizmete girmesiyle Türkiye’nin enerji alanındaki eksiğinin önemli ölçüde giderileceğini dile getirdi.

Santralin Türkiye ekonomisinde de yeni bir dönemeç olacağına işaret eden Özkan, proje safhasında bölge insanının ciddi anlamda tepkisiyle karşılaşmasının nedeninin bölgeye, başka yerlerden gidenlerin provoke etmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Özkan, bölge insanının da şu anda projeye karşı olmadığını söyledi.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.