Karadeniz Bölgesi’nde baharın gelmesiyle birlikte doğada mantar toplama dönemi başladı. Bu süreçte, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Türkekul, zehirli mantarlar konusunda vatandaşları uyararak önemli bilgiler paylaştı. Özellikle mavi cincile mantarı (Lepista nuda) ile zehirli örümcek mantarı (Cortinarius) arasındaki benzerliklere dikkat çeken Türkekul, sap kısmındaki ayrıntıların hayati önem taşıdığını vurguladı.
Prof. Dr. Türkekul, kırsal alanlarda mantar toplama faaliyetlerinin arttığını belirterek, yaygın olarak tüketilen mantar türlerinin zehirli varyasyonlarıyla karıştırılma ihtimaline karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Mantarları ormanlık alanlardan toplarken bilinçli davranmak son derece önemlidir. Uzman kişilere danışmadan veya türün tam olarak ne olduğunu öğrenmeden tüketim yapılmamalıdır,” diyen Türkekul, tecrübesiz kişilerin mantarları toplarken veya topladıktan sonra bir uzmana göstermeleri gerektiğini vurguladı.
Mavi cincile mantarının bu yıl oldukça bol olduğunu belirten Türkekul, halk arasında ‘örümcek mantarı’ olarak bilinen türle karıştırılma ihtimaline dikkat çekti. İki tür arasındaki en belirgin farkın sap kısmında olduğunu ifade eden Türkekul, “Mavi cincilenin sapında herhangi bir kalıntı veya oluşum yoktur. Örümcek mantarında ise sap üzerinde örümcek ağını andıran pamuksu yapılar ve kalıntılar bulunmaktadır. Görünüm olarak benzerlik gösteriyorlar, ancak sap kısmındaki bu özellik, ayırt edici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor,” şeklinde konuştu.
Halkı dikkatli olmaya davet eden Türkekul, mantar toplarken gerekli özeni göstermenin önemine vurgu yaptı. Doğada mantar toplarken dikkat edilmesi gereken bu detayların, sağlığımızı korumak açısından kritik olduğu unutulmamalıdır.